• 05 Mart 2021, Cuma

Arama Sonuçları..

Toplam 50 kayıt bulundu.
Alzheimer Hastalığı ve Balık

Alzheimer Hastalığı ve Balık

Yaşlanmak… Basitçe okunduğunda, gençleşmenin tam tersi anlamına gelir ama derine inildiğinde ‘’tecrübeler kümesinin eşsiz birlikteliği’’ni anlatır bize. Sımsıkıca birbirine sarılmış kocaman bir yumak gibi adeta.

https://www.biomedya.com/alzheimer-hastaligi-ve-balik

On Yüz Beyin

On Yüz Beyin

1990’lı yıllarda master eğitimim sırasında konuyla ilgili çeşitli haberler okudum. Yarı fantezi yarı bilim kurgu bir sözdü. Yıl 2016 olmuş hala aynı konu konuşuluyor.

https://www.biomedya.com/on-yuz-beyin

Kanserde İlaç Hedefleme

Kanserde İlaç Hedefleme

Kanser hücrelerinin bağışıklık sisteminden çok iyi saklanarak ilerleme şansı bulmasından dolayı, uygulanan tedavi yönteminin bu hücreleri sağlıklı olanlardan ayırması beklenir.

https://www.biomedya.com/kanserde-ilac-hedefleme

NEUROFEEDBACK NEDİR?

NEUROFEEDBACK NEDİR?

Neurofeedback, kişinin kendi beyin dalgalarını değiştirmesine yardımcı olan bir öğrenme stratejisidir, beyin dalgalarının eğitilmesiyle uğraşır...

https://www.biomedya.com/neurofeedback-nedir

Trizomi sendromlarına karşı güvenli Nifty

Trizomi sendromlarına karşı güvenli Nifty

Hamilelik süreci hayatınızdaki en özel, bir o kadar da sorumluluk gerektiren dönemlerin başında gelir. Kadınlarda ilerleyen yaşlardaki gebelik dönemi endişeli geçmekte ve bebeklerde çeşitli genetik hastalıklara neden olmaktadır.

https://www.biomedya.com/trizomi-sendromlarina-karsi-guvenli-nifty


COVID-19 AŞILARI İÇİN %95 ETKİNLİK NE DEMEK?

COVID-19 AŞILARI İÇİN %95 ETKİNLİK NE DEMEK?

Pfizer’in COVID-19 aşısının etkinliğinin %95, Moderna’nınkinin %94 ve Johnson & Johnson’unkinin %66 olduğunu muhtemelen duymuşsunuzdur. Ama bu sayılar aslında ne anlama geliyor?

https://www.biomedya.com/covid-19-asilari-icin-95-etkinlik-ne-demek

BioMedya 2. Sayı Çıktı

BioMedya 2. Sayı Çıktı

Biyoteknolojik Çalışmalar ve Türkiye... Kızıllarda Gençlik Geni Var... Yaşam İçin 473 Gen Yeterli... Biyoenerji Nedir?.. Kimyasal Maddeler Kısırlığa Neden Olabilir... Yapay Fotosenteze Yaklaşıyoruz... On Yüz Beyin...

https://www.biomedya.com/ikinci-sayimiz-okurlariyla-bulusuyor

Acil Bir Konu: Gıdalarda Mikroplastik ve Nanoplastikler

Acil Bir Konu: Gıdalarda Mikroplastik ve Nanoplastikler

Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA) özellikle deniz mahsulleri olmak üzere gıdalardaki mikroplastik ve nanoplastiklerin tüketiciler için potansiyel risklerini değerlendirmek adına geleceğe yönelik adımlar atıyor.

https://www.biomedya.com/acil-bir-konu-gidalarda-mikroplastik-ve-nanoplastikler

P Değeri Hakkında 3 Yaygın Yanılgı

P Değeri Hakkında 3 Yaygın Yanılgı

İstatistik ele alındığında ilk akla gelen terimlerden biri “istatistiksel olarak anlamlı” bir çalışma ortaya koymak, p

https://www.biomedya.com/p-degeri-hakkinda-3-yaygin-yanilgi

Türk araştırmacıdan kanserle mücadelede büyük keşif!

Türk araştırmacıdan kanserle mücadelede büyük keşif!

İnönü Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Apohan, akciğer kanseriyle lösemi üzerine yürüttüğü çalışmasında kanser hücrelerini yok eden 3 yeni bileşik keşfetti.

https://www.biomedya.com/turk-arastirmacidan-kanserle-mucadelede-buyuk-kesif

Bakteriler Dünyayı Bizim Gibi Görebiliyor

Bakteriler Dünyayı Bizim Gibi Görebiliyor

300 yıldan fazla süredir devam eden araştırmaların sonunda, bilimciler nihayet bakterilerin dünyayı nasıl gördüğünü açığa çıkardı.

https://www.biomedya.com/bakteriler-dunyayi-bizim-gibi-gorebiliyor

Kanser hücrelerini öldüren 3 yeni bileşik bulundu

Kanser hücrelerini öldüren 3 yeni bileşik bulundu

İnönü Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Elif Apohan, uzun yıllar süren çalışmaları sonucu oluşturduğu TÜBİTAK destekli projesinde, kanser hücrelerinin bölünmesini durduran ve kanser hücrelerini öldüren 3 yeni bileşik buldu.

https://www.biomedya.com/kanser-hucrelerini-olduren-3-yeni-bilesik-bulundu


Nanoteknoloji ile akut böbrek hasarının teşhisi ve tedavisi artık mümkün

Nanoteknoloji ile akut böbrek hasarının teşhisi ve tedavisi artık mümkün

San Diego’da DevaCell isimli kendi kurduğu şirkette araştırmaları devam eden Dr. İnanç Ortaç, 2012’de geliştirdiği, Collegiate Invetors Competition’da birinciliğe layık görülen nanoparçacık teknolojisini kanserden sonra akut böbrek hasarı üzerinde de uygulayacaklarını duyurdu.

https://www.biomedya.com/nanoteknoloji-ile-akut-bobrek-hasarinin-teshisi-ve-tedavisi-artik-mumkun

Türkiye'nin  ilk yerli Hepatit B aşısı üretildi.

Türkiye'nin ilk yerli Hepatit B aşısı üretildi.

Türkiye'de ilk kez yerli morfin geliştirerek ruhsat alan Hacettepe Üniversitesi (HÜ), yerli aşı konusunda da çalışmalarını tamamlayarak Hepatit B aşısı üretti.

https://www.biomedya.com/turkiyenin-ilk-yerli-hepatit-b-asisi-uretildi-

BioMedya 7. Sayı Çıktı

BioMedya 7. Sayı Çıktı

Bir hücreyi sıfırdan yapmak... Genetik hastalıkların tedavisi mümkün olabilecek... Nanopartiküler PZR nedir? Trümüz sürekli bir düşüş halinde mi?...

https://www.biomedya.com/biomedya-7-sayi-cikti-

‘Car-t hücre tedavisi’ sayesinde kanserle mücadelede umut veren gelişmeler

‘Car-t hücre tedavisi’ sayesinde kanserle mücadelede umut veren gelişmeler

Kanserle mücadelede en başarılı yöntemlerden biri kabul edilen ‘immünoterapi’nin bir çeşidi olan ‘car-t hücre tedavisi yakında Türkiye’de uygulanmaya başlayacak.

https://www.biomedya.com/kanserle-mucadelede-umut-veren-gelismeler

Mikrobiyom haritası: İnsana dair yeni bir kavram ortaya çıktı!

Mikrobiyom haritası: İnsana dair yeni bir kavram ortaya çıktı!

Antibiyotiklerle iyileşiyoruz derken hasta mı oluyoruz? Mikroplarla zayıflamak mümkün mü? Biyoteknoloji mikroplardan nasıl fabrikalar yaratır?

https://www.biomedya.com/mikrobiyom-haritasi-insana-dair-yeni-bir-kavram-ortaya-cikti

Kansere Asker Hücrelerle Çare Bulunacak

Kansere Asker Hücrelerle Çare Bulunacak

Hürriyet gazetesinden Güliz Arslan’ın haberine göre kanserle ‘car-t hücre tedavi’ yöntemiyle mücade edilerek kanseri yenmek mümkün olacak.

https://www.biomedya.com/kansere-asker-hucrelerle-care-bulunacak

Biyobenzer ilaçlar önem kazanacak

Biyobenzer ilaçlar önem kazanacak

Yeni bir analize göre karmaşık biyoteknoloji ilaçlarının düşük maliyetli kopyaları olarak bilinen biyobenzer ilaçlar, 2020 yılı itibariyle ABD ve Avrupa’nın en büyük 5 pazarında 98 milyar avro tasarruf sağlayabilir.

https://www.biomedya.com/biyobenzer-ilaclar-onem-kazanacak

BIOART: İnsan Mikrobiyomu ile Gerçek İlişkimiz <b class=red>Nedir</b>?

BIOART: İnsan Mikrobiyomu ile Gerçek İlişkimiz Nedir?

Art Laboratory Berlin küratörlüğünde, Mikrobiyom olgusu üzerine “insan olmayan öznelliklerin kendi benlikleri” adlı sergi geçen haftalarda gerçekleştirildi.

https://www.biomedya.com/bioart-insan-mikrobiyomu-ile-gercek-iliskimiz-nedir

DNA'da Gizli 2. Katman

DNA'da Gizli 2. Katman

Kuramsal fizikçiler, insanlığa dair bilginin sadece DNA içinde taşınan informasyondan ibaret olmadığı ve gizli ikinci bir DNA katmanında da bilgi taşındığı doğrulandı.

https://www.biomedya.com/dna-da-gizli-2-katman-

Nobel Tıp Ödülü’ne de konu olan 'otofaji' ile tedavi önerisi

Nobel Tıp Ödülü’ne de konu olan 'otofaji' ile tedavi önerisi

Sabancı Üniversitesi araştırmacıları, kalıtsal ve ölümcül hastalık IBMPFD’in neden ve nasıl oluştuğunu keşfettiklerini açıkladı. Ekip hastalık için, bu yılın Nobel Tıp Ödülü konusu da olan “Otofaji” temelli bir tedavi yöntemi öneriyor.

https://www.biomedya.com/nobel-tip-odulune-de-konu-olan-otofaji-ile-tedavi-onerisi

Türkiye'nin Genetik Haritası Çıkarılacak

Türkiye'nin Genetik Haritası Çıkarılacak

TÜSEB Başkanı Fahrettin Keleştemur: “Türk Genom Projesi, tüm hastalıkları kapsayacak."

https://www.biomedya.com/turkiyenin-genetik-haritasi-cikarilacak

Üç kişinin DNA'sını taşıyan bebek

Üç kişinin DNA'sını taşıyan bebek

Amerikalı doktorlar bir kadının Leigh Sendromu olarak bilinen kalıtsal hastalığını bebeğine geçirmemesi için yeni bir genetik tedaviye başvurdu.

https://www.biomedya.com/uc-kisinin-dnasini-tasiyan-bebek

TÜRKİYE’NİN İlk Hematoloji Onkoloji Monoklonal Antikor Biyobenzeri Redditux Piyasaya Çıkmaya Hazırlanıyor

TÜRKİYE’NİN İlk Hematoloji Onkoloji Monoklonal Antikor Biyobenzeri Redditux Piyasaya Çıkmaya Hazırlanıyor

Yerli ilaç firması TRPharm, Türkiye’nin ilk Rituksimab biyobenzerini Hodgkin Dışı Lenfoma (HDL) ve Kronik Lenfositik Lösemi (KLL) alanında hastaların ve doktorların hizmetine sunmaya hazırlandığını duyurdu.

https://www.biomedya.com/turkiyenin-ilk-hematoloji-onkoloji-monoklonal-antikor-biyobenzeri-redditux-piyasaya-cikmaya-hazirlaniyor

Çin, CRISPR Genom Modifikasyonu ile insan üzerinde ilk terapiye başladı

Çin, CRISPR Genom Modifikasyonu ile insan üzerinde ilk terapiye başladı

Son iki yılda neredeyse biyoloji laboratuvarlarının tümünü kasıp kavuran CRISPR genom modifikasyon tekniği, artık yeni bir aşamaya geçmiş bulunmakta.

https://www.biomedya.com/cin-crispr-genom-modifikasyonu-ile-insan-uzerinde-ilk-terapiye-basladi

Nanopartiküllerle PCR <b class=red>nedir</b> ?

Nanopartiküllerle PCR nedir ?

Pek çok polimeraz zincir reaksiyonu (PZR) metodu var ve araştırma ihtiyaçlarına göre uygun metodu seçip kullanıyoruz. Son dönemde ise nanoteknoloji araştırmalarının hızlanması ve artmasıyla PZR’de nanoteknolojinin faydalarından yararlanmaya başladı.

https://www.biomedya.com/nanopartikullerle-pcr-nedir-


NEDEN SAĞLAK YA DA SOLAĞIZ?

NEDEN SAĞLAK YA DA SOLAĞIZ?

Bilim insanları, sağ eli kullanmaya yönelik aşırı önyargımızın gelişmesine ve devam etmesine neden olan unsurları araştırdı. Genlerden, evrime hatta savaş hipotezine kadar ilginç bulgular...

https://www.biomedya.com/neden-saglak-ya-da-solagiz

YENİ LAZER TEKNOLOJİSİ İLE KAHVERENGİ GÖZLERİ MAVİYE DÖNÜŞTÜREBİLİYOR

YENİ LAZER TEKNOLOJİSİ İLE KAHVERENGİ GÖZLERİ MAVİYE DÖNÜŞTÜREBİLİYOR

Dünya nüfusunun sadece %17’si mavi gözlere sahip. Ama bugün, kahverengi gözlerinizi maviye çeviren tıbbi bir uygulama mümkün.

https://www.biomedya.com/yeni-lazer-teknolojisi-ile-kahverengi-gozleri-maviye-donusturebiliyor-1

Alkolizm Genetik Midir?

Alkolizm Genetik Midir?

Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre, çağımızın en büyük sağlık sorunlarından biri alkolizm. İstatistikler, dünyada 76 milyon alkol bağımlısının bulunduğunu ve her 25 kişiden birinin ölüm nedeninin fazla alkol tüketiminden kaynaklandığını gösteriyor.

https://www.biomedya.com/alkolizm-genetik-midir

YENİ LAZER TEKNOLOJİSİ İLE KAHVERENGİ GÖZLERİ MAVİYE DÖNÜŞTÜREBİLİYOR

YENİ LAZER TEKNOLOJİSİ İLE KAHVERENGİ GÖZLERİ MAVİYE DÖNÜŞTÜREBİLİYOR

Dünya nüfusunun sadece %17’si mavi gözlere sahip. Ama bugün, kahverengi gözlerinizi maviye çeviren tıbbi bir uygulama mümkün.

https://www.biomedya.com/yeni-lazer-teknolojisi-ile-kahverengi-gozleri-maviye-donusturebiliyor

&quot;DİJİTAL ECZACILIK ZİRVESİ 2021” İÇİN GERİ SAYIM BAŞLADI

"DİJİTAL ECZACILIK ZİRVESİ 2021” İÇİN GERİ SAYIM BAŞLADI

Türkiye’nin bütün eczacıları, bilim insanları ve ilaç sektörünün temsilcileri ile buluşuyor. Dijital Eczacılık Zirvesi 2021”, 25-27 Mart 2021 tarihleri arasında, İzmir Eczacı Odası’nın beraberliği ile gerçekleştirilecek.

https://www.biomedya.com/dijital-eczacilik-zirvesi-2021-icin-geri-sayim-basladi

Bilgisayarlı Biyoloji: Biyoinformatik

Bilgisayarlı Biyoloji: Biyoinformatik

1960'larda başlayan bilgisayar uygulamalarının biyolojide kullanılması girişimi, her iki alandaki teknolojik gelişime paralel olarak hızla ilerlemiş ve böylelikle ortaya çıkan ‘’Biyoinformatik’’ dalı bugün en popüler akademik ve endüstriyel sektörlerin başına geçmiştir.   Biyoinformatik bilim dalı, biyolojik verilerin anlamlandırılması, saklanması, görsellenmesi ve bu devasa bilgi birikiminden azami ölçüde yararlanabilmek amacıyla, matematik, istatistik, bilgisayar bilimleri, moleküler biyoloji ve genetik alanlarının sentezidir. Bir diğer tanımla, karmaşık biyolojik verilerin derlenmesi ve analiz edilmesi bilimidir.   1960'larda başlayan bilgisayar uygulamalarının biyolojide kullanılması girişimi, her iki alandaki teknolojik gelişime paralel olarak hızla ilerlemiş ve böylelikle ortaya çıkan biyoinformatik dalı bugün en popüler akademik ve endüstriyel sektörlerin başına geçmiştir. Bilgisayarların moleküler biyolojide kullanımı üç boyutlu moleküler yapıların grafik temsili, moleküler dizilimler ve üç boyutlu moleküler yapı veri tabanları oluşturulması ile başlamıştır. Kısa sürede çok yüksek miktarlarda veri üreten, endüstri düzeyinde gen ekspresyonu, protein-protein ilişkisi, biyolojik olarak aktif molekül araştırmaları, bakteri, maya, hayvan ve insan genom projeleri gibi biyolojik deneylerin doğurduğu talep sonucunda, bu alandaki bilişim uygulamaları neredeyse takip edilemez bir hızda gelişmiştir.   Bu alanı tanımlamanın bir yolu da, biyoinformatik araçların kullanıldığı genel araştırma konularını özetlemek olabilir:   Metodolojik çalışmalar   • DNA sıra ve dizilimi araştırmaları   • Protein sıra ve dizilimi araştırmaları   • Makromoleküler yapıların (DNA,RNA,protein) üç boyutlu dizilim araştırmaları   • Küçük moleküllerin (potansiyel terapötik maddeler,aktif peptidler,ribozimler vs.) ligandlarıyla etkileşiminin araştırılması   • Heterojen biyolojik veritabanlarının entegrasyonu   • Biyolojik enformasyonun paylaşımının kolaylaştırılması   • Bilgisayar ile otomize edilmiş veri analizi ve iletimi   • Etkileşimde bulunan gen ürünleri için bilgi ağları oluşturulması   • Kimyasal reaksiyonlardan hücrelerarası iletişime kadar pek çok biyolojik faaliyet sürecinin simülasyonu   • Büyük çaplı biyolojik deneylerden (Genom projeleri gibi) çıkan sonuçların analizi   Biyolojik çalışmalar   • Protein yapı ve fonksiyonun belirlenmesi   • Herhangi bir biyolojik fonksiyonu arttıran ya da engelleyen küçük moleküllerin tasarlanması   • Karmaşık genetik fonksiyon ya da regülasyon faaliyetlerinin tanımlanması   • Tıbbi ya da endüstriyel amaçlı yeni makromoleküller üretmek   • Genetik faktörlerin hastalık yatkınlığına etkilerini ortaya çıkarmak   Biyoinformatik alanındaki en önemli projelerden biri de “İnsan Genom Projesidir” (İGP-Human Genom Project). Biyoinformatiğe olan gereksinim bu projede ortaya çıkan genetik bilginin işlenme sorunuyla artmıştır. ABD Enerji Bakanlığı ve Ulusal Sağlık Enstitüsü tarafından koordine edilen 13 yıllık İGP 2003 yılında tamamlanmıştır. Başlangıçta 2005 yılında bitirilmesi planlanan proje, teknolojide gerçekleşen gelişmelerle birlikte beklenenden iki yıl önce tamamlanmıştır. Projenin amaçları:   • İnsan DNA’sındaki yaklaşık 20.000-25.000 geni tanımlamak,   • İnsan DNA’sını oluşturan yaklaşık 3 milyon kimyasal bazlı çiftlerin dizilimini belirlemek,   • Bu bilgileri veri tabanlarında saklamak,   • Veri analizi için araçlar geliştirmek,   • İlgili teknolojileri özel sektöre transfer etmek,   • Bu projeden ortaya çıkabilecek, yasal, etik ve sosyal konuları ele almaktır.   Gerçekleştirilen diğer genom projeleri ile 1000’den fazla organizmanın gen dizileri elde edilmiştir. Böylece, farklı canlı türlerinin gen dizilişlerini karşılaştıran çalışmalar da yapılmaya başlanmıştır.   Biyoinformatiğin giderek önem kazanması sonucunda, biyoistatistikçiler kendilerini biyoloji alanında geliştirerek yapılan çalışmalara daha fazla katılmakta ve katkı sağlamaktadır. Biyoinformatikte elde edilen büyük ölçekte verilerin, klasik istatistik yöntemlerle analiz edilmesinde sorunlar yaşanması ya da bu yöntemlerin verileri incelemekte yetersiz kalması dolayısıyla yeni istatistiksel yöntemler geliştirilmesine duyulan gereksinim de biyoistatistiği çalışma ekibinde yer alması gereken temel bilim alanlarından biri yapmaktadır.   Son yirmi yılda temel biyolojik araştırmaların klinik tıp uygulamaları ve klinik tıp bilgi sistemleri üzerindeki etkisi daha da belirleyici olmuş ve bugün yeni kuşak epidemiyolojik, tanı, teşhis ve tedavi amaçlı modüllerin ortaya çıkmasına yol açmıştır. Biyoinformatik çalışmalar temel bilimsel araştırmalara yönelik görünmekle beraber önümüzdeki yıllar içinde klinik bilişim için vazgeçilmez olacaktır. Örneğin hastaların medikal formlarında giderek artan bir sıklıkla DNA dizilim bilgileri yer almaya başlayacaktır. Bugün ABD'de bazı sigorta şirketleri, risk primleri belirlenirken mevcut genetik tarama test sonuçlarını talep edebilmektedir. Biyoinformatik araştırmalar için geliştirilen algoritmaların çok yakında klinik bilişim sistemlerine entegre olması beklenmektedir.   Kaynaklar http://biyoteknolojikyasam.blogspot.com/2012/12/biyoinformatik-nedir.html http://www.tip.hacettepe.edu.tr/actamedica/2010/sayi_3/baslik5.pdf http://tr.wikipedia.org/wiki/Biyoenformatik

https://www.biomedya.com/bilgisayarli-biyoloji-biyoinformatik-1

Hayvanların İnterneti

Hayvanların İnterneti

Fransa merkezli Kinéis adlı şirket, araçlardan nakliyat konteynerlarına ve hatta çiftlik hayvanlarına kadar her tür nesneye takip cihazları yerleştirerek verimliliği artırmayı planlıyor.

https://www.biomedya.com/hayvanlarin-interneti

Nipah virüsü meyvelerde yaşayamıyor

Nipah virüsü meyvelerde yaşayamıyor

Hindistan'da meyve yarasalarının taşıdığı ve mayıs ayında 17 kişinin ölümüne neden olan Nipah virüsünün meyvelerde yaşamasının mümkün olmadığı açıklandı.

https://www.biomedya.com/nipah-virusu-meyvelerde-yasayamiyor


YAŞLILIK DEĞİL İKİNCİ ERGENLİK

YAŞLILIK DEĞİL İKİNCİ ERGENLİK

İnsan hayatının kaçınılmaz evresi yaşlılık gelecekte nasıl bir dönüşüm geçirecek?

https://www.biomedya.com/yaslilik-degil-ikinci-ergenlik

Türk girişimcilerden &quot;kişiye özel alçı&quot;

Türk girişimcilerden "kişiye özel alçı"

Türk girişimcilerin 3D boyutlu yazıcılar için geliştirdiği Sterilize Edilebilir MG0 malzemesi, kırık-çıkık gibi ortopedik vakaların tedavisine inovasyon getirmeye hazırlanıyor.

https://www.biomedya.com/turk-girisimcilerden-kisiye-ozel-alci

Dünyanın en ölümcül virüsü <b class=red>nedir</b>?

Dünyanın en ölümcül virüsü nedir?

Sizce dünyanın en ölümcül virüsü nedir ve bu virüsü nasıl engelleyebiliriz? Şu an halihazırda bir çalışma bulunuyor mu? Gelecek için planlar ne ve ne yapmalıyız?

https://www.biomedya.com/dunyanin-en-olumcul-virusu-nedir


BEYİN NASIL ÇALIŞIR, NEUROFEEDBACK NEDİR, DİKKAT EKSİKLİĞİ - HİPERAKTİVİTE’DE NEUROFEEDBACK NASIL ETKİ EDER ?

BEYİN NASIL ÇALIŞIR, NEUROFEEDBACK NEDİR, DİKKAT EKSİKLİĞİ - HİPERAKTİVİTE’DE NEUROFEEDBACK NASIL ETKİ EDER ?

Beynimiz 1 Kg’dan biraz daha ağır (Einstein gibi bir dehaysanız belki 1-2 Gr fazlanız olabilir), küflenmiş lor peyniri gibi kötü kokulu (gençseniz koku biraz daha dayanılır haldedir, ruhunuz öldüyse dayanılmazdır), pelte kıvam ve tadında (Kuzuların Sessizliği filmindeki gibi tatmanızı tavsiye etmeyiz) bir maddeden oluşur dediğimiz zaman yüzünüzü buruşturmayınız lütfen; zira yapacak bir şey yok, işte tüm malzeme bu; ancak beyniniz olmasaydı siz siz olamazdınız, yüzünüzü bile buruşturamazdınız; akıllı olun!

https://www.biomedya.com/beyin-nasil-calisirneurofeedback-nedirdikkat-eksikligi-hiperaktivitede-neurofeedback-nasil-etki-eder-


NEUROFEEDBACK NEDİR? NEUROFEEDBACK

NEUROFEEDBACK NEDİR? NEUROFEEDBACK

NEUROFEEDBACK NEDİR? NEUROFEEDBACK sistemlerini anlatmak ve özellikle de Türk psikiyatristler derneğinin NEUROFEEDBACK konusundaki karşı çıkışlarına bir yanıt olarak da önce BEYİN BİLGİSAYAR ARAYÜZLERİNİ(BRAIN COMPUTER INTERFACE)  anlamak gerekir ; (Hatırlanırsa Dernek bildirisinde hastaların tek bir EEG özelliğine sahip olduğu varsayılıp tümünde aynı protokolün uygulanması eleştiriliyordu ki tamamen aynı fikirdeyiz. Yine yöntemin cahil ellerde denetimsizce ticari sömürü aracılığı yapıldığı söyleniyordu ki Dernek bizce az bile söylemiştir. Neurofeedback’in QEEG cihazı ile yapıldığını deklare edenlerden, ellerindeki self-regulation; özdüzenleme cihazı ile QEEG çektiğini iddaa edenlerden, Yankı Yazgan hocamızın deyimi ile kadın programlarını, okulları gezerek müşteri toplayan, programlarda kendine hocam diye hitap ettirebilen inşaatçıların cirit attığı denetimsiz bir alandan herkes rahatsızdır. (Ancak derneğin Neurofeedback yönteminin bilimsel güçlü kanıtlara sahip olmadığı savı kesinlikle talihsiz ve yanlı bir savdır. Aşağıda ve eklerde bu konudaki kanıtlar sıralanmıştır) ; DEĞERLİ DANIŞANLARIMIZ; Neurofeedback beyin dalgalarını re-organize etmeye dayanan bir mental egzersiz yöntemidir. Nöronlar arası iletişim elektro-kimyasal süreçler aracılığı ile olur.  Bu yöntemde beynin elektriksel aktivitesi iş görmektedir. Beyin dalgalarından danışan profiline göre artırılması ya da düşürülmesi gerekenler ses ve görüntü geri bildirimleri yolu ile kişiye verildiği zaman kişi zaman içerisinde beynini kontrol etmeye başlamaktadır. Bu beyin egzersizine neurofeedback deniyor. Merkezimizde uygulaması yapılan BBA sistemleri ise doğrudan düşünceleri kullanarak başka bir ara katmana (kas sistemi gibi)  gerek kalmaksızın bilgisayarları kontrol etmeye yarayan çok daha yeni teknolojilerdir. Bu iki sistemin bir arada kullanımı yolu ile ara katmanları ortadan kaldırarak beyne bilgisayarlar üzerinden güçlendirilerek verilen FEEDBACK uyarı yolu ile beynin SİNİR AĞI MODELLERİNİN GÜNCELLENMESİ yani beynin çalışmasının regüle edilmesi amaçlanır. Buna NEUROTHERAPHY denir. Adından da anlaşıldığı üzere bu yöntem bir teşhis ve tedavi yöntemi değildir.  T. C Sağlık Bakanlığı tarafından yürürlükteki kanun ve yönetmeliklere göre içeriği ne yazık ki henüz tanımlanmamıştır. Yöntemi yurtdışından BFI SERTİFİKASI ile uyguladığını iddaa edenler kamuyu bile bile yanıltma hatası ve çabası içindedirler. Bu anılan kurum neurofeedback konusunda tüm dünyada genel geçer uluslar arası geçerliliği olan bir kurum değildir;A. B. D’ de kurulmuş özel bir dernektir, T. C Sağlık Bakanlığı ile bir alakası, geçerli denklik durumu yoktur Öte yandan yönteme yönelik Türk Psikiyatrisler derneğinin uyarılarına gereken cevabı verdik;dernek bu konuda UZMAN veya yetkili organ değildir;fikrini beyan eder, bu onları bağlar; ANCAK DİKKAT! Neurofeedback bir beyin egzersizidir. Burada ve sitede verilen bilgiler tıbbi teşhis ve tedavi yerine geçmez. Doktorunuza danışmadan ilacınızı bırakmayın, dozunu değiştirmeyin, başka bir tedaviye başlamayın. DOKTORUNUZ LEBLEBİ ÇEKİRDEK GİBİ RİTALİN VS İLAÇ YAZIYORSA ÖNCE SORUN;’’ SİZ HİPPOCRAT YEMİNİ ETTİNİZ Mİ SAYIN DOKTOR?’’, SONRA BİZCE DOKTORUNUZU DEĞİŞTİRİN! And Neurotheraphy Merkezi’nde verilen hizmetlerin-düzenlenen workshop’ların hiçbiri tanı ve tedavi amaçlı değildir. Site içerisinde yer alan bilgiler ziyaretçileri bilgilendirmek amaçlı olup, verilen bilgiler hiçbir şekilde başka amaçlar için kullanılamaz. Merkezimizin faaliyetlerinden tamamen sağlıklı bireyler yararlanabilmektedir. Tanı ve tedavi uzman ve doktorlar tarafından yapılması gereken son derece ciddi bir işlemdir. Tüm hastalıklarınız, psikolojik tanı ve tedavi gerektiren sorunlar için lütfen ilgili hekim & uzmanlara danışınız. DİSTRÜBÜTÖRLÜK, PROVIDERLIK, WORK-SHOP MERKEZLİĞİ YAPTIĞIMIZ VE SATIŞINI YAPTIĞIMIZ HİÇBİR CİHAZ TANI VE TEDAVİ AMACI İLE VE YETKİSİZ, UZMAN OLMAYAN KİŞİLERCE KULLANILAMAZ!!! Romalı şair Decimus Iunius Iuvenalis bilinen adı ile JUVENAL’a ait;’’mens sana in corpore sano ’’ veya tam doğrusu ile ‘’orandum est ut sit mens sana in corpore sano’’ Atatürk’e atfedilmiş hali ile ‘’Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur’’sözünü şayet STEPHEN HAWKING’ı görselerdi sarfederler miydi sanıyorsunuz? “Birtakım şeyhlerin, dedelerin, seyyitlerin, çelebilerin, babaların, emirlerin arkasından sürüklenen ve falcılara, büyücülere, üfürükçülere, muskacılara talih ve hayatlarını emanet eden insanlardan mürekkep bir kitleye, medenî bir millet nazariyle bakılabilir mi?” “Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır. ” Yıkın Heykellerimi Ey milletim Ben Mustafa Kemal’im Çağın gerisinde kaldıysa düşüncelerim Hala en hakiki mürşit değilse ilim Kurusun damağım dilim Özür dilerim Unutun tüm dediklerimi Yıkın diktiğiniz heykellerimi Özgürlük hala En yüce değer Değilse eğer Prangalı kalsın diyorsanız köleler Unutun tüm dediklerimi Yıkın diktiğiniz heykellerimi.  Yoksa çağdaş medeniyetin bir anlamı Ortaçağa taşımak istiyorsanız zamanı Baş tacı edebiliyorsanız Sanatın içine tüküren adamı Unutun tüm dediklerimi Yıkın diktiğiniz heykellerimi Yetmediyse acısı şiddetin savaşın Anlamı kalmadıysa Yurtta sulh dünyada barışın Eğer varsa ödülü silahlanmayla yarışın Unutun tüm dediklerimi Yıkın diktiğiniz heykellerimi Özlediyseniz fesi peçeyi Aydınlığa yeğliyorsanız kara geceyi Hala medet umuyorsanız Şıhtan şeyhten dervişten Şifa buluyorsanız Muskadan üfürükçüden Unutun tüm dediklerimi Yıkın diktiğiniz heykellerimi Eşit olmasın diyorsanız kadınla erkek Karaçarşafa girsin diyorsanız Yobazin gazabından ürkerek Diyorsanız ki okumasın Kadınımız kızımız Budur bizim alın yazımız Unutun tüm dediklerimi Yıkın diktiğiniz heykellerimi Fazla geldiyse size Hürriyet cumhuriyet Özlemini çekiyorsanız Saltanatın sultanın Hala önemini anlayamadıysanız Millet olmanın Kul olun Ümmet kalın Fetvasını bekleyin şeyhülislamın Unutun tüm dediklerimi Yıkın diktiğiniz heykellerimi RAHAT BIRAKIN BENİ!!! İnsanlar makinalarla iletişim kurmak için çeşitli araçlardan faydalanır: Klavyeler, fareler, “joystick”ler, kameralar, mikrofonlar. vs. Tüm bu komut verme araçları kullanıcın beyninin kas sistemini kontrol etmesi sayesinde işlev kazanırlar. Ancak bazı hallerde bu iletişim mümkün olmamaktadır. Örneğin motor nöron hastalıklarından biri olan amiyotrofik lateral sklerozis (ALS)  , beyin kökü travması, beyin ya da omurilik yaralanması, serebral palsi, kas distrofileri ve çoklu skleroz gibi nöron hastalıkları insanların istemli hareketlerini engellemektedir . Sadece ALS’den ABD ‘de 30. 000 dünyada 2. 000. 000’a yakın hasta etkilen- mektedir. Her yıl ise 5. 000 civarı hasta kayda alınmaktadır. (STEPHAN HAWKING, KOÇ HOLDING YÖN. KR. BŞK. VEKİLİ SUNA KIRAÇ, FENERBEHÇELİ FUTBOLCU SEDAT BALKANLI ÜNLÜ HASTALARDANDIR)  ALS hastalığı sadece motor nöronları etkiler; hastanın bilişsel işlevlerine bir zarar vermez. Hafıza, zekâ ve kişilik korunur. Hastalar görebilir, duyabilir, koklayabilir ve dokunsal uyaranları yorumlayabilirler . Eğer hastanın beynindeki sinirsel etkinliği doğrudan yorumlayabilecek bir teknoloji geliştirilebilirse hastanın çevresindeki araçlarla ve insanlarla iletişim kurması mümkün olabilir. Yani burada asıl amaç doğrudan düşünceleri kullanarak başka bir ara katmana (kas sistemi gibi) gerek kalmaksızın bilgisayarları kontrol edebilmektir. Bu bakımdan, bu tür bir kontrol mekanizması temelde makine X insan etkileşiminde güçlendirici bir teknoloji olarak düşünülebilir.  BBA’yı mümkün kılan, beynin ürettiği sinyalleri kaydedip bunları örüntü çözümleme ve sınıflandırmasına tabi tutabilme yeteneğimizdir. Beyinde iki tür iletişim gerçekleşir, elektriksel ve kimyasal. Her iki tür iletişimin de “görülebilir” etkileri vardır ve bunları bazı cihazlarla tespit etmek mümkündür. BBA açısından önemli olan beyindeki elektriksel iletişimdir.  Beyindeki eylem potansiyellerinin tetiklenmesi ve bunların aksonlar boyunca iletilmesi kafatası yüzeyinde tespit edilebilir fiziksel aktiviteye yol açar. EEG olmadan pratik, çalışan bir BBA sistemi kurmak zordur. EEG çoğunlukla frekans bantlarıyla tanımlanır. GAMMA 30 Hz’den büyük, BETA (13-30 Hz)  , ALPHA (8-12 Hz) , THETA (4-8 Hz)  VE DELTA (4 Hz’DEN küçük)  Bu dalgaların tamamı vücudumuzda farklı fonksiyonel işlevlere yol açar . Örneğin : Beynimiz “etkin” zeka için 13 Hz (yüksek alpha ve düşük beta) kullanır.  Sıklıkla, öğrenme güçlüğü ve dikkat problemleri gösteren bireylerde beynin belli bölgelerinde, birbirini izleyen işleri ve matematik hesaplarını yapmaktaki beceriyi etkileyen 13 Hz aktivitede eksiklik görülür Delta (0. 1 –3 Hz)  En düşük frekanslar deltadır. 4 Hz’den düşüktür ve derin uykuda görülür ve bazı anormal süreçlerde aynı zamanda “empati hali” hissedildiğinde delta dalgaları bilinçaltı düşünceyi yansıtır. 1 yaşa kadar olan bebeklerde dominant ritimdir ve uykunun 3. ve 4. evresinde bulunur. Amplitude’i en yüksek ve en yavaş dalgadır. Fiziksel dünyadaki farkındalığımızı azaltmak için delta dalgalarını arttırırız.  Aynı zamanda bilinçaltı düşüncelerimize delta dalgaları vasıtasıyla ulaşırız. Performans arttırmak isteyenler delta dalgalarını azaltır ve yüksek odaklanma ve peak performans (yüksek performans) elde edilir. Ancak, Dikkat Eksikliği teşhisi konmuş bireyler odaklanmaya çalıştıklarında delta dalgalarını düşüreceklerine arttırırlar. Uygun olmayan delta dalgaları odaklanmayı ve dikkati ciddi bir şekilde kısıtlar. . Delta (0. 1-3 Hz)  : Dağılım : Genellikle geniş ya da bilateral yayılmış olabilir, yaygın. Subjektif duygu durumları : derin, rüyasız uyku, non-rem uyku, trans hali, bilinçsiz. İlişkili iş ve davranışlar : uyuşukluk, hareketsizlik, dikkatsiz Fizyolojik ilişki : hareketsiz, hemen harekete geçememe.  Arttırılırsa uykuya, trans haline, derin gevşeme durumuna neden olur. Theta (4-8 Hz)  Theta 3. 5 – 7. 5 Hz arasında faaliyet gösterir ve “yavaş” aktivite olarak sınıflanır. Yaratıcılık, sezgi, hayal kurma, fantezi kurma ve hatıralar, duygular, heyecan uyandıran olaylar için bir çeşit mahzen gibidir. Theta dalgaları içe dönük odaklanma, meditasyon, dua ve ruhani farkındalık sırasında kuvvetlidir.  Uyanık olma ve uyku arasındaki durumu yansıtır. Bilinçaltıyla ilgilidir. Uyanık haldeki yetişkinler için anormal ama uyku sırasında olması normaldir. Theta hippocampal ve limbik sistem bölgesindeki aktiviteyi yansıtır. Theta endişe, kuruntu, huzursuzluk ve çekingenlik sırasında gözlemlenir. Theta dalgası normal fonksiyon ediyor göründüğü zaman, öğrenme ve hafıza gibi kompleks davranışları ilerletir.  Olağandışı duygusal durumlarda, stres veya hastalık gibi, üç büyük vericide (transmitter)  dengesizlik olabilir ve bu da normal dışı davranışlara neden olur. Dağılım : genellikle bölgesel, birçok lobu içerebilir, yanal ya da yayılmış olabilir. Alpha (8-12 Hz)  Alpha dalgaları 7. 5 ve 13 Hz arasındadır. Alpha dalgalarının can alıcı noktası 10 Hz civarındadır. Sağlıklı alpha üretimi, zihinsel beceriyi arttırır, zihinsel ahenge yardımcı olur, rahatlama duygusunu arttırır.  Gevşemiş, rahatlamış normal insanlarda görülen başlıca ritimdir. Hayatımızın büyük bir kısmında, özellikle 13 yaştan sonra mevcuttur. Occipital bölgede (kafanın arka tarafı)  ve frontal kortekste yoğunluktadır. Alpha dışadönüklük (içe dönüklerde daha az) , yaratıcılık (yaratıcı kişilerde dinlerken ve yaratıcı bir problemin sonucuna ulaşırken alpha gözlemlenir)  ve zihinsel aktivite sağlar. Beta (12 Hz üstünde)  Beta aktivitesi hızlı bir aktivitedir. 14 ve üstü frekanstadır. Eş zamanlı olmayan aktif beyin dokusunu yansıtır. Simetrik dağılımda genellikle her iki tarafta görülür, önde daha fazladır. (frontal)  Kortikal hasarda kaybolabilir ya da azalabilir.  Gözlerimiz açıkken, dinlerken, düşünürken, analitik bir problem çözerken, karar verme veya yargıya varma durumunda, etrafımızda olan biten bilgiyi işleme sırasında aktiftir. Düşük beta (12-15 Hz) , “SMR” Dağılım : yan tarafta ve lobda lokalizedir (frontal, occipital vb) Subjektif duygu durumları : odaklanmış ama rahat, entegredüşük smr “Dikkat Eksikliği Hastalığına” yol açabilir, odaklanmış dikkatte eksiklik.  Eğitimin Etkileri : SMR’yi arttırmak rahat odaklanma sağlar, dikkat gerektiren yetenekler düzeltilebilir. Normalde insanlar uyanıkken ve belli bir şey yapmıyorken de beyinleri α EEG sinyalleri yayar. Bu dalgalar 8-12 Hz frekans aralığındadır. μ ritmleri aynı aralıkta olup α dalgalarındaki ufak tefek değişiklikler şeklinde kendilerini gösterirler. Buradaki önemli nokta şudur: μ ritmleri, kişi hafifçe somatosensöryel veya motor korteksini hareketlendirecek şekilde bir şeye konsantre olduğunda ortaya çıkan “α dalgalarıdır”. β ritmleri ise 18-25 Hz aralığındadır ve bunlar da istemli hareket ve etkin odaklanma ile bağlantılıdır.  Yapılan çalışmalarda insanların 8-12 Hz aralığındaki μ ritmlerini ve 18-25 Hz aralığındaki β ritmlerini kontrol edebildikleri ve böylece ekrandaki bir imleci istedikleri gibi hareket ettirebildikleri görülmüştür . Gerçek ve hayal edilen hareketleri kıyaslayarak ve temel bileşen çözümlemesi (PCA - Principle Component Analysis)  kullanarak bu ritmler çözümlenmiş ve hem gerçek hareketlerin hem de hayal edilen hareketlerin μ ve β ritm desenkronizasyonları ile bağlantılı olduğu tespit edilmiştir.  BBA-NEUROFEEDBACK İLİŞKİSİ , ALS araştırmacılarını yönlendiren düşüncelerden biri doğrudan düşünceleri kullanarak başka bir ara katmana (kas sistemi gibi)  gerek kalmaksızın bilgisayarları kontrol edebilmekse bunu izleyen yeni bir düşünce de yine bu ara katmanları ortadan kaldırarak beyne bilgisayarlar üzerinden güçlendirilerek verilen FEEDBACK uyarı yolu ile beynin SİNİR AGI MODELLERİNİN GÜNCELLENMESİ yani beynin çalışmasının regüle edilmesidir. Buna NEURO-BİO FEEDBACK denir.  İnsan ve diğer canlılar çevreye uyum için biyolojik olarak bazı temel mekanizmalara sahiptir. Otomatik olarak nefes alıp verir. Kan şekeri düştüğünde otomatik olarak kana şeker salgılanır.  Bu otomatik uyum sürecine homeostatik mekanizma adı verilir. Bu mekanizmanın işlevi insanda fizyolojik dengeyi sürdürmektedir. Ayrıca insanın doğuştan getirdiği refleksler yaşamı sürdürmeyi yani kalımı sağlamaktadır. Ancak hemostatik mekanizma ve refleksler tüm gereksinimleri karşılamada ve her koşulda çevreye uyum sağlamada yetersiz kalmaktadır. Öğrenme insan yeteneklerinde büyüme sürecinin bir sonucu olmayan sürekli bir değişmedir. Öğrenme, bir ürün (öğrenilen şey)  ortaya koyan süreçtir. İnsanlar hayatlarının başlangıcından itibaren sürekli olarak bir şeyler öğrenir.  Bilişsel bilgi dünyası zamanla daha karmaşık hale gelir ve daha dinamik bir görünüm kazanır. Organizma yaşamını devam ettirebilmek için çevreye uyum sağlamada etkin olmak ve değişken çevrelerde gereksinimlerini gidermek durumundadır. Çevresindeki hangi öğelerin kalımı için olumlu, hangilerinin yaşamını engelleyici, hangi öğelerin de nötr olduğunu öğrenmek zorundadır. Bu bilişsel öğrenmelerde fizyolojik dengenin korunmasına yardımcı olarak bütüncül bir gelişim için gerekli ortamı sağlar. Bu şekilde öğrenmenin hem fizyolojik hem de sosyal yönlerinin birlikte bütüncül olarak kullanılmasının, öğrenmenin insanın hayatta kalmasında oynadığı gerekli rolü ortaya koyması bakımından önemlidir. Benzer bir durum insanın bilişsel gelişimi içinde geçerlidir. “Bilgiyi İşleme Teorisi”ne göre bireyin belleğinde bir bilginin depolanabilmesi için dikkat, algı ve kodlama gibi bir takım süreçlerden geçmesi gerekmektedir. Bu kurama göre insanda üç tür bellek bulunmaktadır. Bunlar (1)  Duyusal Kayıt, (2)  Kısa Süreli Bellek ve (3)  Uzun Süreli Bellektir.  Bir bilgisayarın işlem süreci incelendiğinde de RAM (Random Access Memory / Rasgele Erişilebilir Bellek) , CPU (Central Processing Unit / Merkezi İşlem Birimi), ve Harddisk (Sabit Disk)  gibi donanımların insan bilişsel sitemine benzer bir yapıda organize edildikleri görülmektedir. Biyologlar zekayı çevreye uyum kabiliyeti olarak görürken, eğitimciler öğrenme, psikologlar ilişkileri anlama, bilgisayarcılar bilgiyi işleme kabiliyeti şeklinde değerlendirmişlerdir.  Zekayla ilgili bu farklı tanımlar nedeni ile zeka tıpkı ruh, bilinçaltı, akıl, düşünme gibi soyut ve açık uçlu bir kavram olduğundan evrensel bir tanıma sığdırılamamaktadır. Beyin, birbiriyle karmaşık ilişkiler içinde bulunan sinir hücreleri (nöron)  kitlesinden oluşmaktadır. En genel manada bakıldığında beyin, aktivitelerin bir kontrol merkezi durumundadır. İnsan zekasını, duyular tarafından alınan uyarıcıların yorumlanarak tepkilerin oluşturulmasını ve bu tepkilerin kontrolünü sağlamaktadır. Beynin küçücük yapısı altında çok fazla bilinmeyenin olması, bir çok disiplini barındıran nörolojik bilimler alanında çalışmaların yoğunlaşmasına neden olmaktadır.  En basit şekilde düşünüldüğünde beynin 1 cm3 lük bir bölgesinde bir trilyon bağlantıya sahip, 100 milyar sinir hücresi bulunmaktadır. Bu 100 milyar sinir hücresi arasında saniyede 10 milyon x milyar kere uyarı iletimi olmaktadır. Sadece bu kadar bilgiden bile anlaşılacağı gibi, insan beyni hiç bir bilgisayarla karşılaştırılamayacak kadar karmaşık ve üstün bir sisteme sahiptir. Zeka araştırmalarının ana amacı insan bilgi işleme prensiplerinin anlaşılması ve biyolojik sinir sistemlerinin çalışma mekanizmalarının çözülmesidir.  Bu mekanizmaların gerek araştırılması gerekse geliştirilmesinde bilgisayarlar önemli bir yer tutmaktadır. Beyin iki şekilde düşünür ; 1. Hızlı, otomatik, bilinç dışı 2. Yavaş, analitik, irdeleyici, sağduyulu. . . Beynin bu iki kompartımanı arasındaki olmazsa olmaz ilintiyi ise ‘’tahmin nöronları’’ üstlenmiştir. Wolfram Schultz’un Dopamin Deneyleri sonucu bulduğu’’Tahmin Nöronları’’ ödüle göre beyindeki dopamin miktarında artışa yol açmaktadır. Dopamin nöronları devamlı deneyime dayalı örüntüler üretirler.  Beyin, tahminleri gerçeklikle karşılaştırır;beklenti ve tahmin karşılanırsa dopamin miktarı artar ve sonuçta insan mutlu olur. Hatalı tahminlerde ise Anterior Singulat’dan beyine güçlü bir uyarı yayılır. Anterior Singulat hem bilinci uyarır , tetikte tutar hem de bedensel işlevlerin hayati yönlerini düzenleyen Hipototalamus’ a uyarı gönderir. Anterior Singulat’da ki dopamin nöronları yeni gelişen olaylara ait verileri kullanarak eski tahminleri ve beklentileri düzenler, hayat derslerini içselleştirir ve BEYNİN SİNİR AĞI MODELLERİNİ günceller.  Bu bölge bir nedenle işlevini yerine getiremez hale gelirse birey öğrenmede olumsuz pekiştirmeyi kullanamaz hatalarından ders almakta zorluk çektiği için aynı hataları sürekli tekrarlar . BİO-NEUROFEEDBACK yeni tahmin nöronları üretimi yolu ile eski ve yeni beyin kompartımanları arasındaki organizasyonu güçlendirir.  Neurofeedback sistemleri μ ve β ritmleri üzerinden işler. 1961’de deneysel bir psikolog olan Neal Miller otonom sinir sistemi tepkilerinin (örneğin kalp atışı, tansiyon, gastrointestinal faaliyetler, bölgesel kan akışı)  istemli olarak kontrol altında tutulabileceğini öne sürmüştür. Willer’ın çalışması diğer araştırmacılar tarafından genişletilmiştir. Bu dönemden sonra, 1970’lerde UCLA’dan bir araştırmacı Dr. Barry Sterman tarafından yapılan bir araştırma hem kedi hem de maymunların beyin dalgalarını kontrol etmek üzere eğitilebildiklerini ortaya koymuştu.  Sterman sonraları araştırma tekniklerini epilepsi hastaları üzerinde uygulamış ve biofeedback tekniklerini kullanarak hastaların nöbetlerini yüzde 60 oranında azaltmıştı. Sterman’dan hydrazinin (roketlerde, uzay mekiklerinde kullanılan yakıt)  nasıl epilepsi nöbeti oluşturabileceğinin araştırılması NASA tarafından istendi, o da kediler üzerindeki denemelerinde SMR dalgaları artırılan kedilerde nöbetin kesildiğini saptadı. . .  Epilepsi hastalığı olan insanlara bu dalgalarını arttırmaları öğretildi ve nöbetleri azaldı. 1970’lerin başlarında yapılan deneylerde şöyle bir gözlem elde edildi: Epilepsiyle birlikte aynı zamanda hiperaktivite ve huzursuzluk gösteren vakalarda da , SMR dalgası arttırıldığı takdirde bu semptomların da azaldığı gözlemlendi. Bu konuda ilk bilimsel makale 1972 yılında basıldı. Bu makale, 23 yaşında, 7 senedir genel tonik-klonik nöbet geçiren ve nedeni bilinmeyen bir bayanın sunumuydu.  Ailede epilepsi vakası yoktu ve iki büyük merkez , lezyonun bölgesini tespit edememişlerdi. EEG , hiperventilasyona bağlı olarak 5-7 hz yavaşlığında dalga aktivitesi saptadı . Şimdiye kadar hiçbir ilaca cevap vermemesine rağmen , günde 200 mg Dilantin ve 200 mg Mebarol kullanıyordu.  Hastanın gündüz nöbetlerinde , gözlerin sol lateral deviyasyonu ile birlikte alın kırışıyor, sağ kolunu sol dizine doğru indirip sol tarafa doğru bilincini kaybetmiş bir şekilde düşüyordu ve tonik klonik hareketler mevcuttu.  Bu hadiseler çoğunlukla sabahın çok erken saatlerinde oluyordu. Yıllarca yapılan kayıtlar ayrıca bu hastanın her ay adet dönemine bağlı olmayan iki büyük nöbet geçirdiğini tespit etti. Üç ay boyunca haftada iki kere neurofeedback eğitimiyle , SMR dalgasını arttırarak nöbetlerinin kesildiği görüldü. Yavaş dalgasında azalma (5-7) ve SMR dalgasında (11-15)  artma tespit edildi.  Bu hasta , tedavisinin sonunda artık ilaç kullanmıyordu ve nöbetleri kesilmişti. Daha sonra sürekli yapılan çalışmalar gösterdi ki ilaca bağlı olan epilepsi hastaları SMR arttırarak bu beyin eğitiminin çok büyük faydasını görmüşlerdir.  Sonrasında ise çok kişinin bilmediği bir bilgi olarak aktaralım; Computer Analized EEG ;QEEG cihazının New York’ta çalışmalar yapan tanınmış Türk doktorlarından Prof. Dr. T. İtil ve arkadaşları tarafından geliştirilmesi yolu ile çalışmalar hız kazandı. . Neurofeedback dünyada beyinde yaşanan birçok problemde modern tıp ve sagaltım metodları ile çelişmeden yardımcı teknik olarak kullanılınabilinir. .  Bunlar : Stres Her yaştaki Dikkat ve Hafıza sorunları Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Genel Öğrenme Bozukluğu , Okul Başarısızlığı Otizm Tik Hastalığı Çocuklarda Diş Gıcırdatması Epilepsi(Sar’a)  Tıbbi tedavi ile kontrol edilemeyen epilepside Migren/ Stres Baş Ağrıları Beyin Felci Travma sonrası beyin hasarı Kronik yorgunluk hastalığı Depresyon/Manik Depresyon Anksiyete (Sıkıntı Hastalığı)  , Panik Atak Obsesyon (Takıntı)  – Kompulsif (Tekrarlayıcı hareketler)  Hastalığı Alzheimer Hastalığı, Vaskuler Demans Şizofreni Yeme Bozukluğu Hastalıkları (Bulumia, Anorexia Nervosa)  Uyuşturucu ve Alkol Bağımlılığı Uyku Bozuklukları Otoimmun Bozukluklar Multipil Skleroz (MS)  Adet öncesi ve sonrası sendromu/ Menapoz ve sonrası sendromu Peak performance : Sporcuların /Artistlerin/Yöneticilerin performansını en üst düzeye çıkarmada. . .  IQ – Zeka arttırmada Down Sendromu, Hafif zihinsel özürlülerde Spastik çocuklarda (Cerebral Palsy)  Okul ve sınav başarısızlığı Üniversite sınav başarısını arttırmada ASIL İLGİNÇ OLAN İSE BU KONUDA BİLİMSEL ARAŞTIRMA VE YAYINA YÖNELİK İSTEKSİZLİKTİR.  BEYİN BİLGİSAYAR ARAYÜZÜ ARAŞTIRMALARI BU DİRENCİ ENİNDE SONUNDA KIRACAKTIR. HİÇBİR GÜÇ BİLİMSEL GELİŞMENİN ÖNÜNDE SONSUZA DEK DİRENEMEZ! KURUMUMUZ NEUROFEEDBACK VE BBA ALANINDA DÜNYADA MEVCUT TÜM TEKNOLOJİ VE CİHAZLARIN TÜRKİYE TEMSİLCİSİ/WORK-SHOP MERKEZİ/PROVIDER’IDIR ; NEUROHARMONY Brainsee NEUROSKY Mindset EMOTIV Epoc Mattel Mindflex Mindmedia Nexus 4 HHP Andlatıon system M-R Biorezonans system MindAlive AVE(Audio visual enterainment)  Ve NASA teknolojisi know-how’ ı ile Cyberlearning Smartbrain(NASA Patent #’s 5, 377, 100 & 6, 450, 820)  kuruluşumuz aynı zamanda NASA PATENTİNİ resmi olarak kullanıma yetkili her ülkede tek kişi ve kuruluşa verilen PROVIDER KURULUŞ olup NASA logosu resmi olarak sitemizde yer almaktadır. Neuronspectrum 5 cihazı ile QEEG, EMG, PSG çekimleri ve BIOTRACE, BRAINLOC, NEUROSOFT VE Sloreta PROGRAMI İLE BEYİN HARİTASI VE YORUMU YAPILMAKTADIR. BEYİN CHECK UP’I İÇİNSE SCHUHFRIED, VİYANA TEST VE TERAPİ SİSTEMİ KULLANILMAKTADIR. HER İKİ CİHAZ VE YAZILIMLAR ÜRÜN LINE’MIZ İÇİNDEDİR.    Biyolog Duru Hakan KARABACAK

https://www.biomedya.com/neurofeedback-nedir-neurofeedback

İKLİM KRİZİ

İKLİM KRİZİ

Acil önlem alınması gereken iklim değişikliği durumuna iklim krizi adı veriliyor. Daha önceleri iklim değişikliği olarak adlandırılan küresel ısınma kaynaklı doğal felaketler ve iklim değişiklikleri, durumun vehameti ve aciliyetini vurgulamak amacıyla iklim krizi olarak adlandırılıyor. İklim değişikliği olarak nitelendirildiğinde; fonetik anlamda tedbir almayı gerektiren bir durum yokmuş gibi göründüğünden, iklim krizi terimini kullanmak, yaklaşan tehlikenin farkındalığını artırmayı hedefliyor. İklim krizi ile birlikte basın ve yayın kuruluşları tarafından; iklim acil durumu, iklim bozulması gibi durumun aciliyetini gösterir ifadelere de yer veriliyor. Ne yazık ki aktivistlerin eylemleri ve bilim adamları ile entellektüel kesimin üzerinde sıkça durduğu ve farkındalık yaratmak üzere yaptıkları tüm çalışmalar naif eylemlerden öteye gidemiyor. Dünya nüfusunun çok büyük bir çoğunluğu yaklaşan tehlikenin farkında değil, iklim krizi ve yapılması gerekenler hakkında bilgilendirme yapılsa dahi alınacak tedbirler eyleme dönüşemiyor.   İklim Krizinin Etkileri İklim krizinin temel nedeni hepimizin çokça duyduğu küresel ısınma ve etkileri. Küresel ısınma, atmosferdeki sera etkisi yaratan gazların, yer kabuğu ve denizlerin ortalama sıcaklıklarında artışa neden olması olayına verilen addır. Küresel ısınmanın nedenlerine gelecek olursak; çok yönlü olmakla birlikte kısaca fosil yakıt tüketiminden kaynaklanan karbondioksit ve diğer sera gazı salımları, ormanların yok edilmesi ve diğer insan eylemleri geçtiğimiz yüzyıl boyunca artmıştır diyebiliriz. Sonuç olarak, küresel yeryüzü sıcaklığındaki artış (veya küresel ısınma) iklim değişikliklerini diğer bir tabirle iklim krizini tetikliyor. Yapılan incelemeler, dünya sıcaklık ortalamalarının bugüne kadar geri dönülemez bir şekilde 1ºC arttığını gösteriyor. Yalnızca 1 derecelik artış bile kasırgalar, orman yangınları, aşırı yağışlar ve beraberinde sel felaketleri, sıcak hava dalgaları gibi doğal felaketlerin etkilerini yaşamamıza sebep olurken gerekli önlemler alınmadığı ve karbon salımları azaltılmadığı hatta durdurulmadığı takdirde gezegen çok kısa bir süre içerisinde canlıların yaşamı için uygun olmayacak hale gelecek. Bugün karbon salımlarımızı durdursak dahi mevcut karbon emisyonları nedeni ile ısınma 2030 yılında +1.5ºC’ye ulaşacak. Bu demek oluyor ki 10 yıl içinde çok daha vahim doğa olayları ile beraber canlı türlerinde kayıplar ve ekosistemde dengesizlikler oluşacak.   İklim Krizinden En Çok Yoksul Ülkeler Etkilenecek Küresel Adaptasyon Komisyonu’nun hazırlamış olduğu rapora göre, dünya iklim krizinin yaratacağı etkilere hazırlıksız. Bununla birlikte önümüzdeki on yıl içinde gereken yatırımlar yapılmadığı takdirde küresel ısınmada aslında en az sorumluluğu olan en yoksul kesimler en ağır bedeli ödeyecek.    Birleşmiş Milletler’in (BM) hazırladığı rapora göre; iklim krizi nedeniyle 120 milyon kişi daha yoksullaşacak bununla beraber, çok daha fazla kişi ise yaşama, beslenme, barınma ve su gibi temel insan haklarından mahrum kalacak. Rapora göre 250 bin kişinin de hastalıklardan dolayı hayatını kaybedebileceği belirtiliyor. Artış göstereceği öngörülen yoksulluğun başlıca nedenleri arasında ekolojik dengenin bozulması nedeniyle okyanus sıcaklığının yükselmesi, besin yetersizliği, gıda üretiminin azalması, kuraklık ve açlık yer alıyor.   Zengin Kesim, Yoksul Kesime Oranla Daha Fazla Karbon Salıyor İklim krizinin oluşmasında en az paya sahip birçok ülke iklim krizinin sonuçlarından en çok etkilenen ülkeler olacak. Karbon salımı ve sera gazı bazında, en zengin yüzde birlik kesimde yer alan bir kişinin en yoksul yüzde 10’luk dilimde yer alan bir kişiden 175 kat daha fazla karbon salımına sebep olduğu belirtiliyor. Bu nedenle iklim krizi konusunda aksiyon almak için bütün insanlığın harekete geçmesi gerekiyor. Komisyon dünyayı kurtaracak yatırımların yapılmasının zengin ülkeler açısından acil bir ahlaki sorumluluk olduğunu savunuyor. Küresel Adaptasyon Komisyonu, iklim krizinden kaçınmak için önümüzdeki 10 yıl içinde 2 trilyon dolara yakın yatırım yapılması gerektiğini açıkladı. Raporda; iklim krizinin bir sonucu olarak dünyanın zenginlerinin zarar görmeyip fakirlerin bedel ödediği bu durumdan en az zararla çıkmak için büyük yatırımlar yapmak gerektiği, aksi takdirde sıranın zengin kesime de mutlaka geleceği belirtiliyor. Küresel Adaptasyon Komisyonu; en büyük problemin yatırımları yapacak maddi kaynağın olmamasından kaynaklanmadığını, asıl ihtiyaç duyulanın “insanları sarsıp uykularından uyandıracak ve kolektif bir hedefe yönlenmelerini sağlayacak siyasi liderlik” olduğunu kaydediyor. Rapora göre, küresel ısınmanın tehlikelerinin ve sonuçlarının çeşitli basın ve yayın kuruluşları aracılığıyla da topluma anlatılmasının, çözümlerin uygulanmasında baskılayıcı bir güç olacağının üzerinde duruluyor.   Temiz Enerjiye Yatırım Yapılmalı Raporda iklim krizi ve yarattığı toplumsal etkilerle mücadele konusunda yapılan yatırımların ağırlığının temiz enerjiye verilmesi gerektiği vurgulanıyor.  Bu yatırımların sonucunda ise temiz enerji sektörüne dair girişimlerin yaklaşık 18 milyon kişiye istihdam sağlayabilme potansiyeli olduğu belirtiliyor. Hükümetlerin iklim değişikliği ve ekonomiyi bir arada düşünerek hareket etmesi gerektiği ve sivil toplum, aktivistler ve diğer aktörlerin de temiz enerji sürecine geçişte katkıda bulunması gerektiğinin altı çiziliyor. Ayrıca tarım, ormanlık alanları koruma ve çöp ve atıkların idaresi konularında yeni teşviklere ağırlık verilmesi de karbon emisyonlarını düşürmek açısından oldukça önemli. Buzdolabı ve klima gibi cihazlarda kullanılan HFC’ler atmosferi CO2’den çok daha fazla ısıttığı için bunların salımını azaltacak tedbirlere de öncelik vermek gerekiyor. 170 ülke bu gazların 2019’da azaltılmasını hedefleyen bir anlaşmayı iki yıl önce imzaladı.   Bizler Ne Yapabiliriz? İklim krizi, elbette az sayıda kişinin yapacağı küçük değişikliklerle çözüme kavuşmayacaktır ancak arz talep dengesini sağlayan tüketicinin de üzerine düşen sorumluluğu yerine getirme bilinci ile hareket etmesi ve yaşantısında belli değişikliklere gitmesi gerekiyor. İklim krizinin önüne geçmek için birey olarak yapılacakların başında en çok karbon salımına yol açan otomobile ve uçağa binme sayısını azaltmak geliyor. Bunun yerine mümkün olduğu kadar toplu taşımayı tercih etmek, kısa mesafeler için yürümek veya bisiklete binmek alternatif olarak değerlendirilebilir. Yeşil enerji üreticilerine yönelmek, gerçekten ihtiyacımız olanı satın almak, atıkları azaltmak ve doğru şekilde ayırmak, geri kazandırmak, su tüketimini minimize etmek, yerel üretimi tercih etmek ve daha az et tüketmek bireysel karbon salımlarını düşürmede önemli rol oynuyor.   Kaynak: http://ekolojist.net/iklim-krizi-nedir/

https://www.biomedya.com/iklim-krizi

ÇİN AŞISI CORONAVAC AŞISI

ÇİN AŞISI CORONAVAC AŞISI

Bu günlerde Çin’den ithal edilen Sinovac firmasının Coronavac aşısı sağlık çalışanlarına yapılmaya başlandı. Aşının yapılmasıyla birlikte aşının yan etkileri, alerji riski ve etkinliği hakkında her birimizin kafasında sorular da oluşmaya başladı.

https://www.biomedya.com/cin-asisi-coronavac-asisi

MS HASTALARI COVID-19 AŞISI OLMALI MI?

MS HASTALARI COVID-19 AŞISI OLMALI MI?

Tüm dünyada ve ülkemizde sıklıkla rastlanan ve maalesef giderek artış gösteren MS Hastalığı, yaşadığımız pandemi süresinde Covid 19 aşısı ile gündeme gelirken, bilinen ve bilinmeyen yönleri ile akıllarda soru işaretleri oluşturdu.

https://www.biomedya.com/ms-hastalari-covid-19-asisi-olmali-mi

Tanımlama Bilgileri Politikası (Cookies)

Bizimle paylaştığınız tüm kişisel verilerin korunmasına önem gösteriyoruz. Sizinle güvene dayalı ilişkimizi esas alarak, en iyi kullanım ve hizmeti sağlamak amacıyla  BioMedya  olarak internet sitemizde çerezlerden faydalanmaktayız. Kullandığımız çerezler hakkında bilgi almak ve ilgili haklarınızı öğrenmek için aşağıda yeralan  Çerez Politikamızı inceleyebilirsiniz.     ÇEREZ POLİTİKASI Çerez Nedir ve Hangi Amaçlarla Kullanılmaktadır? Çerez; kullanılmakta olan cihazın internet tarayıcısına ya da sabit diskine depolanarak söz konusu cihazın tespit edilmesine olanak tanıyan bir dosyadır. Günümüzde neredeyse bütün web siteleri çerezler kullanmaktadır. Çerez, bir web sitesini ziyaret ettiğinizde cihazınıza (örneğin; bilgisayar veya cep telefonu) depolanan küçük bir metin dosyasını ifade etmektedir. Çerez dosyalarında oturum bilgileri ve benzeri veriler saklanmaktadır. Çerezler, hem zamandan tasarruf edebilmek hem daha iyi bir internet hizmeti sunmak hem de kişiselleştirilmiş bir deneyimden faydalanmak amacı ile kullanılmaktadır. Çerezleri nasıl kontrol edebilirsiniz? Çerezleri dilediğiniz gibi kontrol edebilir veya silebilirsiniz. Bilgisayarınızda hâlihazırda bulunan çerezleri silebilir, engelleyebilir ve çoğu Internet gezgininde çerez kaydedilmesini/yerleştirilmesini engelleyebilir bunu tarayıcının ayarlarını değiştirmek suretiyle gerçekleştirebilirsiniz. BioMedya Tarafından Kullanılan Çerezler Aşağıda web sitemizde kullanılmakta olan çerez türleri ve bu çerezlerin hangi amaçla kullanıldıkları detaylı bir şekilde ortaya konulmuştur. Çerez Adı Süre Kategori  Açıklama  PHPSESSIONID Oturum Gerekli Bu çerez PHP uygulamalarına özgüdür. Çerez, web sitesinde kullanıcı oturumunu yönetmek amacıyla bir kullanıcının benzersiz oturum kimliğini depolamak ve tanımlamak için kullanılır. Çerez bir oturum çerezidir ve tüm tarayıcı pencereleri kapatıldığında silinir. test_cookie 15 Dk İşlev Bu çerez doubleclick.net tarafından ayarlanır. Çerezin amacı, kullanıcıların tarayıcısının çerezleri destekleyip desteklemediğini belirlemektir. acceptCookies Oturum İşlev Bu tanımlama bilgisi, tanımlama bilgisi mevzuatı uyarınca onay almak için kullanılır. session_sm Oturum İşlev Bu tanımlama bilgisi, sayfanın yüklenmesiyle birlikte yürütülen modal duyuru penceresinin tekrar gösterilip gösterilmeyeceği ile ilgili kullanıcının kararını saklar. VISITOR_INFO1_LIVE 5 Ay İşlev Bu çerez Youtube tarafından ayarlanır ve YouTube videolarının bilgilerini izlemek için kullanılır. YSC - Performance Bu çerezler Youtube tarafından ayarlanır ve gömülü videoların görüntülemelerini izlemek için kullanılır. GPS 30 Dk İşlev Bu çerez Youtube tarafından ayarlanır ve kullanıcıları coğrafi konumlarına göre izlemek için benzersiz bir kimlik kaydeder. IDE 1 Yıl İşlev Google DoubleClick tarafından kullanılır ve kullanıcının web sitesini ziyaret etmeden önce web sitesini ve diğer tüm reklamları nasıl kullandığı hakkında bilgi depolar. Bu, kullanıcı profiline göre kullanıcılara kendileriyle alakalı reklamlar sunmak için kullanılır. __utma 2 yıl Performans Bu tanımlama bilgisi, Google Analytics tarafından kullanıcıları ve oturumları ayırmak için kullanılır. Google Analytics'e her veri gönderildiğinde tanımlama bilgileri güncellenir. __utmb 30 dakika Performans Bu tanımlama bilgisi, Google Analytics tarafından yeni oturumları ve ziyaretleri ayırmak için kullanılır. Google Analytics'e her veri gönderildiğinde tanımlama bilgileri güncellenir. __utmz 6 ay Performans Bu tanımlama bilgisi, Google Analytics tarafından kullanıcı ziyaretinin amacını değerlendirmek için kullanılır ve web sitesi yöneticileri için web sitesi etkinliğiyle ilgili raporlar oluşturur ve müşteri deneyimini iyileştirmeyi amaçlar. __utmc Oturum Performans Bu tanımlama bilgisi, Google Analytics tarafından yeni ziyaretçileri belirlemek için kullanılır. __utmt 10 Dk Performans Çerez Google Analytics tarafından ayarlanır ve istek oranını azaltmak için kullanılır. Tanımlama bilgileri çeşitli şekillerde sınıflandırılabilir: Gerekli: Bu tanımlama bilgileri, kullanıcının sitenin güvenli sayfalar gibi özel kısımlarını gezebilmesini ve kullanabilmesini sağlar. Bunlar olmadan web sitesinin önemli kısımları kullanılamaz. Performans: Bu tanımlama bilgileri web sitesinin, dil ayarı gibi kullanıcı tercihlerini kaydetmesini sağlayarak kullanıcıya iyileştirilmiş, daha kişisel bir deneyim sunar. İşlev: Bu tanımlama bilgileri, kullanıcı davranışıyla ilgili veri toplar. Toplanan tüm veriler anonim toplanır ve işlev tanımlama bilgileri, diğer sitelerde kullanıcı faaliyetlerini izleyemez. Bu bilgiler, web sitesini iyileştirmek için raporları derlemek amacıyla kullanılır. İşlev tanımlama bilgileri, kullanıcı tarafından istenen hizmeti sağlayanları da kapsayabilir. Kişisel Verileri İşlenen Kişi Olarak Haklarınız Kişisel veri sahibi olarak KVKK’nun 11. Maddesi ilgili maddesi uyarınca kişisel verilerinizin işlenip işlenmediğini, verileri işlenmişse buna ilişkin bilgileri, verilerin işlenme amacını ve bunların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını, yurtiçinde veya yurtdışında verilerin aktarıldığı üçüncü kişilerin kimler olduğunu, verilerin eksik veya yanlış olması hâlinde bunların düzeltilmesini, kişisel verilerin KVKK’nın 7. maddesinde öngörülen şartlar çerçevesinde silinmesini veya yok edilmesini, verilerin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini isteme ve verilerinin ilgili mevzuata aykırı olarak işlenmesi sebebiyle zarara uğramanız halinde zararın giderilmesini talep etme hakkı bulunmaktadır. Bize kişisel verilerinizle ilgili her türlü soru ve görüşleriniz için başvurunuzda yer alan talepleriniz, talebin niteliğine göre en geç otuz gün içinde sonuçlandırılacaktır. Talebinizin niteliğine göre size ücretsiz cevap verebiliriz. Ancak, işlemin şirket için ayrıca bir maliyeti gerektirmesi hâlinde, Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından Veri Sorumlusuna Başvuru Usul Ve Esasları Hakkında Tebliğ’de belirlenen tarifedeki ücret talep edilebilecektir. Kişisel verilerinizin işlenmesi ile ilgili hususlarda başvurunuzu "Veri Sorumlusuna Başvuru Usul Ve Esasları Hakkında Tebliğ"in 5. maddesindeki şartlara uymak kaydıyla BioMedya internet sitesinin "Kişisel Verilerin Korunması" sayfasında belirtilen yollarla gerçekleştirebilirsiniz. Kullanıcının BioMedya internet sitesini ziyarete devam etmesi, çerez kullanımına ve kişisel verilerinin işbu politika kapsamında işlenmesine onay verdiği anlamına gelmektedir.

https://www.biomedya.com/tanimlama-bilgileri-politikasi-cookies

-->
3WTURK CMS v6.0