Araştırma
Aile İçi Şiddette Görünmeyen Tablo: Erkek Mağdurların Yardım İstemesini Engelleyen Dört Kritik Psikolojik Bariyer
Araştırma sonuçları, mağdurların yardım çığlıklarını bastıran dört temel psikolojik ve sosyal engeli işaret ediyor. En büyük aşılmaz duvar, şiddetin yalnızca kendi içlerinde çözülmesi gereken özel bir mesele olduğu yönündeki derin inanç olarak karşımıza çıkıyor. Bu yalnızlaşma eğilimi, toplumun erkeklik ve bağımsızlık üzerine kurduğu geleneksel beklentilerle doğrudan çatışan yoğun bir utanç ve damgalanma korkusuyla birleştiğinde çok daha yıkıcı bir boyuta ulaşıyor. Erkekler, maruz kaldıkları istismarı dile getirdiklerinde toplumdaki güçlü imajlarını zedelemekten büyük ölçüde çekiniyor.
İçsel mücadelelerin ötesinde, mağdurları felç eden ve hareketsiz bırakan kritik dış korkular da bulunuyor. Araştırmaya katılan erkekler, dışarıdan bir müdahale talep ettiklerinde istismarcı partnerlerinin intikam alacağından ciddi şekilde endişe duyduklarını belirtiyor. Bundan daha da yaralayıcı olanı ise inandırıcı bulunmama korkusu olarak öne çıkıyor. Mağdurlar, destek hizmetlerinin, güvenlik güçlerinin veya kendi çevrelerinin anlattıklarını ciddiye almayacağından, hatta mevcut cinsiyet önyargıları nedeniyle kendilerinin haksız yere saldırgan olarak etiketleneceğinden korkuyor.
Bu özel engelleri anlamak ve görünür kılmak, toplumsal destek sistemlerinde köklü bir reform yapmanın en önemli adımıdır. Erkek mağdurların karşılaştığı bu benzersiz baskıları kabul etmek, onların yaşadıklarını doğrulayan ve iyileşme süreçleri için gerçek güvenlik yolları sunan kapsayıcı kaynakların oluşturulmasına zemin hazırlayacaktır. Şiddetin cinsiyeti olmadığını vurgulayan bu çarpıcı bulgular, travmaya duyarlı, önyargılardan arındırılmış yeni destek mekanizmalarının inşası için toplumun her kesimine yönelik acil bir çağrı niteliği taşıyor.



