Sağlık
Evodiamin Hücrelerde İnsülin Direncini Nasıl Kırdı?
Xin Wang, Na Zhang, Mingshan Wang, Jiayi Liu, Le Tong, Xurong Liang, Ailin Li, Yuming Gu, Bailin Song, Xinxing Xie, Jiamei Chen ve ekip arkadaşları önce evodiaminle ilişkili biyolojik hedefleri çeşitli veri tabanlarından, insülin direnciyle ilişkili hedefleri ise ayrı hastalık veri tabanlarından çıkardı. İki kümenin kesişiminden protein–protein etkileşim ağı kuruldu; Cytoscape ile bileşik–hedef–hastalık ilişkileri görselleştirildi. GO ve KEGG zenginleştirme analizleri biyolojik süreçleri ve yolakları, moleküler dinamik analizleri ise aday proteinlerle olası etkileşimleri incelemek için kullanıldı.
Analizde evodiaminle bağlantılı 122 hedef belirlendi; bunların 37’si insülin direnciyle ilişkili hedeflerle kesişti. Ağ analizinde AKT1, STAT3, SRC ve PTGS2 öne çıktı. KEGG analizi 126 anlamlı yolak belirledi ve PI3K/AKT sinyal yolunu olası etkinin merkezine yerleştirdi. Bu veriler bağlanmanın deneysel kanıtı değil, hücre deneylerini yönlendiren hipotez üretici sonuçlardı.
Araştırmacılar insülin direnci oluşturulan HepG2 hücrelerinde CCK-8 canlılık testi, glikoz tüketimi ve üretimi ölçümleri, Western blot ve immünofloresan kullandı. Model hücrelerde kontrol grubuna göre glikoz tüketimi düştü, glikoz üretimi yükseldi. Evodiamin uygulaması glikoz tüketimini artırırken üretimi azalttı. Model grubunda yükselen fosforile IRS-1 düzeyi evodiaminle düştü; karşılaştırma için kullanılan metformin ise bu ölçümde anlamlı azalma sağlamadı. Evodiamin GLUT4 protein düzeyini de artırdı; IRS-1 plazmidiyle birlikte transfeksiyon bu artışı kısmen zayıflattı.
Bulgular evodiaminin IRS-1/PI3K/AKT/GLUT4 eksenini düzenleyerek hepatik insülin duyarlılığını destekleyebileceği hipoteziyle uyumlu. Ancak moleküler yerleştirme gerçek bağlanmayı kanıtlamıyor; PI3K veya AKT inhibitörleriyle mekanistik doğrulama yapılmadı. Deney yalnızca HepG2 hücre modelinde yürütüldü. Normal karaciğer hücreleri, hayvanlar ve insanlar için etkinlik, farmakokinetik, doz ve uzun dönem güvenlik bilinmiyor. Çalışma 24 Ağustos 2026’da yayımlandı ve yazarlar sonraki aşamada hayvan deneyleriyle ayrıntılı doğrulama gerektiğini belirtti.



