Biyoloji
Geç Yaşta Anne Olmak Uzun Ömrün Habercisi Olabilir mi: Bilimsel Veriler Ne Diyor
Yapılan bilimsel çalışmalar, son çocuğunu 33 yaşından sonra dünyaya getiren kadınların 90’lı yaşlara kadar yaşama olasılığının, daha erken yaşta doğum yapanlara oranla yaklaşık iki kat daha fazla olduğunu gösteriyor. Veriler daha da ileri giderek, 40 yaşından sonra doğum yapan kadınların 100 yaşına ulaşma şansının çok daha yüksek olabileceğine işaret ediyor.
Ancak uzmanlar, bu durumun sanıldığı gibi geç gebeliğin vücuda sağladığı doğrudan bir mucize olmadığını vurguluyor. Bilim dünyasına göre geç yaşta çocuk sahibi olmak uzun ömrün bir "nedeni" değil, aksine vücuttaki yaşlanma hızının bir "göstergesi" olarak kabul ediliyor. Yani, 30’lu yaşların sonu veya 40’lı yaşlarda doğal yollarla gebe kalabilen kadınların üreme sistemleri, vücutlarının genel yaşlanma sürecine karşı daha dirençli olduğunun bir sinyalini veriyor.
Bu durum, söz konusu kadınların genetik olarak daha yavaş yaşlanan bir yapıya ve genel olarak daha dayanıklı bir sağlık profiline sahip oldukları teorisini destekliyor. Kısacası, geç annelik tek başına ömrü uzatan bir eylem olmaktan ziyade, bireyin biyolojik saatinin yavaş aktığını kanıtlayan doğal bir ipucu niteliği taşıyor. Araştırmacılar, bu genetik avantajların uzun yaşamın kapılarını aralayan temel faktör olduğu konusunda hemfikir.
Kaynak: Gillespie, D. O. S., ve ark. (2014). Journal of Gerontology: Biological Sciences, 69(2), 142–148.



