Sağlık
Kanser Radyasyonu Bir Saniyeden Kısa Sürede Verilebilir mi? FLASH Radyoterapisi İnsan Denemelerinde Yeni Bir Aşamaya Geçti
FLASH yaklaşımının temelini oluşturan çalışmalardan biri 2014 yılında Science Translational Medicine dergisinde yayımlandı. Favaudon ve arkadaşları, ultra yüksek doz hızında uygulanan radyasyonun deneysel modellerde tümör kontrolünü korurken normal dokulardaki hasarı azaltabileceğini gösterdi. Daha sonra çok sayıda hayvan ve laboratuvar araştırmasında incelenen bu olgu “FLASH etkisi” olarak adlandırıldı. Ancak bu koruyucu etkinin hangi biyolojik mekanizmalarla ortaya çıktığı ve farklı tümörler ile organlarda ne ölçüde tekrarlanabileceği hâlâ aktif olarak araştırılıyor.
Teknoloji artık insan çalışmalarına da geçmiş durumda. 2026 yılında yayımlanan IMPulse faz I çalışmasında ilerlemiş melanomun cilt metastazları bulunan hastalara elektron FLASH radyoterapisi uygulandı. Radyasyon dozu saniyede 200 Gy'nin üzerindeki doz hızında, 10 atımla yalnızca 90 milisaniyede verildi. Aynı yıl yayımlanan başka bir klinik çalışma olan Flash-Skin I kapsamında da yedi hasta ultra yüksek doz hızlı elektron radyoterapisiyle tedavi edildi. Bu erken çalışmalar yöntemin insanlarda uygulanabilirliğini araştırmak açısından önemli bir aşamayı temsil ediyor.
Yine de “kanser artık bir saniyede tedavi ediliyor” demek doğru değil. Bir saniyeden kısa süren bölüm yalnızca radyasyon ışınının verilmesi; görüntüleme, doz hesaplaması, hastanın konumlandırılması ve diğer klinik işlemler çok daha uzun sürüyor. Ayrıca FLASH radyoterapisinin standart radyoterapiden daha güvenli veya daha etkili olduğunu tüm kanser türlerinde gösterecek büyük ölçekli karşılaştırmalı klinik çalışmalar henüz tamamlanmış değil. Buna rağmen normal dokuyu daha iyi koruyarak çok yüksek radyasyon dozlarını olağanüstü kısa sürelerde verebilme ihtimali doğrulanırsa FLASH, geleceğin radyoterapi teknolojilerinden biri haline gelebilir.



