Bilim
Bir Saat Şarkı Söylemek Bağışıklık Sistemini Etkileyebilir mi? Koro Çalışmalarında Antikor Seviyelerinde Dikkat Çeken Değişim
En dikkat çekici sonuçlardan biri 2000 yılında Music Perception dergisinde yayımlanan profesyonel koro çalışmasından geldi. Araştırmacılar Beethoven'ın Missa Solemnis eserini seslendiren koristlerden prova ve konser öncesi-sonrası tükürük örnekleri aldı. Ortalama sekretuar IgA düzeyinin toplam proteine oranı provalarda yaklaşık yüzde 150, halka açık performans sırasında ise yaklaşık yüzde 240 arttı. Ancak kortizol sonuçları daha karmaşıktı: Provalarda ortalama yüzde 30 azalırken konser performansı sırasında yüzde 37 yükseldi. Bu nedenle şarkı söylemenin her durumda stres hormonlarını azalttığını söylemek doğru değil.
2004 yılında Journal of Behavioral Medicine'da yayımlanan başka bir araştırmada ise 31 amatör koro üyesi iki farklı koşulda değerlendirildi: Bir seansta aktif olarak şarkı söylediler, diğerinde ise aynı koro müziğini yalnızca dinlediler. Yaklaşık 60 dakika sonra alınan örneklerde aktif şarkı söylemenin sIgA düzeylerini artırdığı ve olumlu duygulanımı güçlendirdiği görüldü. Yalnızca müzik dinleme koşulunda aynı sIgA artışı görülmedi; buna karşılık kortizol düzeyinde düşüş saptandı. Bulgular, müziği aktif biçimde üretmek ile pasif olarak dinlemenin vücutta aynı fizyolojik yanıtları oluşturmayabileceğini düşündürüyor.
Fakat bu sonuçları “bir saat şarkı söylemek bağışıklığı yüzde 240 güçlendiriyor” şeklinde yorumlamak yanıltıcı olur. Ölçülen şey genel bağışıklık gücü veya hastalıklara karşı yüzde 240 daha fazla korunma değil, belirli koşullar altında tükürükteki bir bağışıklık belirtecinin kısa süreli değişimiydi. Üstelik çalışmalar küçük gruplarla gerçekleştirildi ve uzun vadeli enfeksiyon riskini ölçmedi. Kanser hastaları ve yakınları üzerinde daha sonra yapılan çalışmalar da şarkı söylemenin stres, kortizol ve bazı bağışıklık belirteçlerinde kısa süreli değişikliklerle ilişkili olabileceğini gösterdi. Bilimsel tablo umut verici ancak henüz şarkı söylemeyi bir “bağışıklık tedavisi” olarak tanımlamak için yeterli değil.



