Psikoloji
Travmanın Etkisi Kalbe Kadar Uzanabilir: 219 Bin Kişilik Araştırmada Ruhsal Bozukluklar Kalp Krizi ve İnme Riskiyle İlişkilendirildi
Araştırmacılar 1995 ile 2019 arasındaki Danimarka sağlık kayıtlarını analiz etti. Çalışmaya dahil edilen kişilerin 43.994'ünde takip döneminde ölümcül olmayan kalp krizi, ölümcül olmayan inme, koroner revaskülarizasyon veya kardiyovasküler ölüm meydana geldi. Ekip, travmatik olaydan sonraki üç yıl içinde kaydedilen psikiyatrik tanıları inceleyerek hangi ruh sağlığı sorunlarının daha sonraki ciddi kalp ve beyin-damar olaylarını öngörmede daha güçlü olduğunu makine öğrenmesi yöntemleriyle değerlendirdi.
Sonuçlarda en dikkat çekici psikiyatrik belirleyici hem kadınlarda hem erkeklerde alkol kullanım bozukluğu oldu. Duygudurum bozuklukları, özellikle depresyon, kadınlarda daha güçlü belirleyiciler arasında yer aldı. Travma sonrası stres bozukluğu, anksiyete bozuklukları, diğer madde kullanım bozuklukları, bipolar bozukluk, şizofreni ve bazı kişilik bozuklukları da ilerleyen dönemdeki kardiyovasküler riskle bağlantılı bulundu. Bulgular, travma sonrasında ruh sağlığının değerlendirilmesinin uzun vadeli fiziksel sağlık açısından da önemli olabileceğini düşündürüyor.
Ancak araştırma bu psikiyatrik bozuklukların doğrudan kalp krizi veya inmeye neden olduğunu kanıtlamıyor. Çalışma, gözlemsel sağlık kayıtlarına dayanıyor ve araştırmacılar bu ilişkinin hangi biyolojik veya davranışsal mekanizmalar üzerinden gerçekleştiğini incelemedi. Kronik stres yanıtları, uyku sorunları, sigara ve alkol kullanımı, fiziksel aktivite, ilaç kullanımı ve sağlık hizmetlerine erişim gibi çok sayıda faktör bu bağlantıda rol oynayabilir. Yine de çalışma önemli bir mesaj veriyor: Travma sonrasında ruh sağlığını korumak yalnızca psikolojik iyileşme açısından değil, uzun vadeli kalp ve damar sağlığı açısından da dikkate alınması gereken bir konu olabilir.
Kaynak: https://www.ahajournals.org/doi/10.1161/JAHA.126.049492



